Hiç bugünün dünyasında tarihi figürlerin nasıl görüneceğini düşündünüz mü? Becca Saladin adlı bir grafik tasarımcı , şimdi onları görecek olsaydık, en ikonik tarihi insanların bazılarının nasıl görüneceğini tasarladı. Teknik olarak bazen yağlı boya yapsa da genelde Photoshop düzenlemelerini kullandı ve bazı çarpıcı görüntüleri ortaya çıkarmak için ağır rötuşlar yaptı. Bağlam, renk, ışıklandırma, markalama ve yüzey detaylarının aynı konuyla nasıl farklı bir kullanıcı deneyimi sağlayabildiğini görmek ilginç.
Mona Lisa
Bu projesine Şubat 2019’da başlayan Saladin, “Çoğunlukla bunun eğlenceli olduğunu düşünüyorum, ancak onları yalnızca bildiğimiz hikayelerde aktörler olarak değil, gerçek insanlar olarak tanımanın da önemli olduğunu düşünüyorum. ” diyor.
Hollywood ticaret yayını Deadline’ın bildirdiğine göre, Kristen Stewart, İngiltere’nin Prenses Diana’sının Prens Charles ile evliliğinin dağıtılmasıyla ilgili bir filmde oynayacak.
“Alacakaranlık Efsanesi” filmlerindeki rolü ile tanınan 30 yaşındaki Stewart, 1990’lı yılların başlarında Prens Charles ile evliliğinin yürümediğine karar verdiği Prenses Diana’nın hayatında kritik bir zamanı kapsayan film için seçildi.
Charles ve Diana 1992’de ayrıldılar ve dört yıl sonra İngiliz tahtının varisi için modern zamanlarda benzeri görülmemiş bir hareketle boşandılar. Diana 1997’de 36 yaşında Paris’te meydana gelen gizemli bir araba kazasında öldü.
Şilili Pablo Larrain’in yöneteceği ve 2021’de çekime başlaması beklenen bağımsız filmin “Charles” karakteri için oyuncu seçimi yapılmadı.
Kıyafetlerin hayatımızdaki yeri çok büyük ve çoğumuz kendimize has giyim tarzımızla başkalarına ilham oluyoruz. Peki modanın kendisi nerelerden ilham alabiliyor?
Shamekh Bluwi, tasarımlarını diğer illüstratörlerden farklı olarak,iki mesleğini bir araya getirip yarattığı çalışmalarıyla ün yakalıyor. Dubai’ye yaptığı bir yolculuk sırasında aklına gelen bu tarz için “’Sanatımı gerçek hayat manzarasıyla birleştirirsem ne olur?’ diye düşündüm ve kesikler fikri bugünkü haline dönüşmeye başladı.” diyen sanatçı, 2015’ten beri manzaradan ilham alan moda illüstrasyonlarını Instagram üzerinden paylaşıyor.
İmza çalışmalarını oluşturmak için, kâğıdın geri kalanından kestiği geleneksel bir kadın giyim taslağı ile başlıyor. Ardından, kâğıdı eski moda kapılar ve parlak gökdelen pencereleri gibi hayattan daha geniş manzaralardan çeşitli arka planların önüne, akan su ve güneş ışığı gibi karmaşık görsel öğelere yerleştiriyor ve ortaya mimariyle harmanlanmış tarz kıyafetler çıkıyor.
Elbisenin iç kısmını kesen Bluwi, binanın zebra cephesini elbisenin dokusuna taşıyor.
Bu elbisedeki pencereler dekolte olarak değil, pencerenin kendi anlamında 🙂
Lyra Aqua Duo Brush’la renklendirdiği figürünün kıyafetinin iç kısımlarını kesip Pop-Art bir duvar önünde çekerek bir takım elbisenin eğlenceli de olabileceğini gösteriyor.
Rosie Whiteley-Huntington’ın yüzünü Ipad Pro tabletinde çizip tulumunu degrade çiçekli bir kumaştan tasarlanmış hissi yaratan Bluwi, baktıkça gerçekte de böyle elbiseler görmeyi dilemeyi sağlıyor.
Ipad Pro tabletinde Procreate programında çizdiği monokrom tarzdaki kızının takım elbisesi; önünde tuttuğu çiçeklerle adeta Barok tarzlı varaklı işlemeler, görkemli kabaraklığı olan brokar kumaşa sahip bir Dolce&Gabbana ürünü gibi.
Sıradan bir Procreate programında çizilmiş monokrom bir illüstrate gibi görünse de, farklı mekanlarda tarzdan tarza bürünüyor.
Sol tarafta 2 farklı renkteki minderden rengini alan figürü, sağ tarafta ise yol bariyerleri ve çizgileriyle kıyafetine başka bir doku kazanıyor.
Yine Ipad tabletindeki Procreate uygulamasını kullanan Bluwi, Koi balıklarının ihtişamlı kuyruklarından etkilenerek 3 Koi balığıyla figürünü giydirmiş ve bu sayede aynı ihtişamı yakalıyor.
Günümüzde çizilen dijital illüstrasyonları gerçek bir fotoğrafla adeta tablo haline getirdiği bir çalışma. Eski Roma kadınlarından biriyle yine heykellerle süslenmiş bir havuzun önündeki bu çalışmayla modern bir yaklaşım benimsiyor.
Mart ayında yayınladığı klibinde hamile olduğunu açıklayan ve bu zamana kadar tuttuğu en uzun sırrın bu olduğunu söyleyen Katy Perry, hamileliğinin tadını çıkarmaya devam ediyor. Orlando Bloom ile 2016 yılında Altın Küre Ödülleri’nde tanışan Katy Perry, geçtiğimiz sene nişan yüzüğünü parmağına taktı. Yaklaşık 1 sene sonra hamile kalan Perry, bu durumunu karantinada da olsa dolu dizgin yaşadığını gözler önüne seriyor. 2020 yazının başında düğün yapacak olan Katy Perry, koronavirüs yüzünden düğününü ertelemek zorunda kaldı ancak bu durumun albumunu de etkilemesini istemedi. Nişanlısı Bloom tarafından çekilen doğayla iç içe fotoğraflarını takipçilerinin beğenisine sunarken aynı fotoğrafların altına yeni çıkacak olan albümü “Daisies” için geri sayımı başlattı..
Justin Bieber ve Ariana Grande ilk singleları Stuck WIth U’da işbirliği yaptılar, hem de iyi bir sebeple.
Karantinada yazılan ve kaydedilen şarkının net geliri Covid-19 salgınında en önde bu hastalıkla savaşan görevli insanların çocuklarına gidecek. Video için şarkıcılar, sosyal medyadaki hayranlarından video gönderimleri için istekte bulundular ve şarkının insanların dans etmesi için enstrümantal bir sürümünü yayınladılar. Bieber geçen hafta “#StuckwithU videosunu yapmamıza yardımcı olun,” diyerek Instagram’a yazdı. “Sizlerin karantinada eğlendiğini görmek istiyorum. Bu, baloya gidemeyen herkesin balo şarkısı. ” diyerek müzik videosuna eklemek için hayranlarından video görüntüler istedi. Video Justin Bieber ve eşi Hailey Bieber, Ariana Grande ve sevgilisinin yanı sıra Michael Bublé, Kylie ve Kendall Jenner, Chance The Rapper, Gwyneth Paltrow ve Jaden Smith gibi ünlülerin de dansları yer alıyor.
Koronavirüs yüzünden sokağa bile çıkamayıp yine de sosyalleşmek artık mümkün. Bu zorlu günleri bir nebze de olsa kolaylaştırmak adına birçok kurum ve kuruluş harekete geçti. Bunlardan bazıları da müze ve sergiler. Artık tek tıkla ulaşılabilir hale gelen bu etkinlikleri sizler için derledik.
SALVADOR DALİ
Sürrealist Dali için İspanya kariyerinin ilk ve son aşamasıydı. Birincisi onu dünyaya tanıttıysa, sonuncusu modern sanatçının efsanesini yaratmaya hizmet etti.
Leonardo da Vinci bir İtalyan mucit, sanatçı ve bilim adamıydı. İnsanlığın en büyük dahilerinden biri olarak kabul edilen Rönesans’ın evrensel yeteneği olan bir adam, zamanının ruhunu tamamen somutlaştırdı ve onu en farklı ifadelerle en büyük ifade biçimlerine getirdi.
Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi, dünyadaki Vincent van Gogh’un (1853-1890) en büyük sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Kalıcı koleksiyonda Vincent van Gogh’un 200’den fazla resmi, 500 çizim ve 750’den fazla mektup bulunmaktadır.
Hollanda Altın Çağı’ndan pek çok ustalığa ev sahipliği yapan bu ikonik müze , titizlikle dekore edilmiş salonlarında geziniyormuş gibi hissetmenizi sağlayacak bir Google Sokak Görünümü turu sunuyor .